HABER

İNTERNET

KADIN

MAGAZİN

MİZAH

MÜZİK

OTOMOBİL

BLOG DERGİSİ

EĞİTİM

EKONOMİ

SİNEMA

SPOR

TEKNOLOJİ

VİDEO

YAŞAM


27/7/2007

Sıcaklar bastırdı terlemeye DİKKAT!

SOSYAL HAYATIN DÜŞMANI...

Aşırı terleme kişinin sosyal, fiziksel ve mesleki yaşamında çok önemli problemlere yol açabilir, romantik ilişkilerini, iş verimini, eğitim ve kariyer seçimini, ruhsal sağlığını ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.

Sıcak yaz günlerinin en sık karşılaşılan sorunlarından biri olan ve bazı insanların kabusu olan terleme, aslında çeşitli faydaları olan fizyolojik bir mekanizmadır. Anadolu Sağlık Merkezi'nden Aile Hekimi Dr. Kürşad Terekli, kimi zaman sosyal bir sorun haline gelen terleme ve tedavi yöntemleri ile ilgili bilgi verdi.

Normal bir yetişkinde, yaklaşık 2 ila 4 milyon tane ter bezi bulunur ve bunlardan günde ortalama 500 cc civarında ter salınır. Bu salgının temel fonksiyonu vücut ısısının kontrol altında tutulmasıdır. Hava sıcaklığı veya egzersiz gibi nedenlerle vücut ısısında artış olduğunda, salınan terin bir kısmı vücuttan buharlaşarak uzaklaşır ve bu sayede soğutma sağlar. Stresli durumlarda da ter bezleri uyarılır ve vücut ısısında bir artış olmadan terleme artabilir. Terlemeyle birlikte vücuttan su ile birlikte az miktarda tuz, üre, ürik asit ve çeşitli toksik maddeler de atılır.

TER KOKUSU NASIL ORTAYA ÇIKAR?
Normalde terin kendisine ait kötü bir kokusu yoktur ancak ciltte mevcut olan bakteriler terin içindeki maddeleri parçalayarak kötü kokuların oluşmasını sağlarlar. Bakterilerin bu aktiviteleri koltuk altı gibi sıcak, nem ve koyu kıvamlı salgıların biraraya geldiği bölgelerde kolaylaşır ve artar. Bu nedenle, ter kokusundan kurtulmanın ideal yolu sık yapılan duşlarla terleyen bölgeleri temiz tutmaktır. Terlemeyi önleyici kozmetik ürünler ise terle atılan toksinlerin uzaklaştırılmasını engellediği gibi, ter bezlerinin ağızlarının kapanmasına ve iltihaplanmalarına neden olabilirler.

Terlemenin günlük hayatı etkileyecek kadar aşırı olması durumuna insanların yüzde 1'inde rastlanır. Vücutta solunum hızı, kalp atışı ve vücut ısısının ayarlanması gibi fonksiyonların şuur dışı kontrol edilmesini sağlayan otonom sinir sistemi adı verilen bir mekanizma mevcuttur, bu da sempatik ve parasempatik sistem adı verilen iki bölümden oluşur.


AŞIRI TERLEME NEDİR?
Aşırı terlemenin kesin nedeni bilinmemekle birlikte, en sık rastlanılan açıklama sempatik sinirlerin bazen doğuştan gelen ve hiçbir nedene bağlı olmayan bir şekilde çok yüksek seviyede çalışmalarıdır. Belirtileri genelde çocukluk ve ergenlik çağlarında başlar ve hayat boyu devam eder. Genelde el, koltuk altı, yüz ve ayak gibi bir veya birkaç bölgede görülen aşırı terlemeye primer hiperhidroz adı verilmektedir.

Altta yatan hormon veya metabolizma bozuklukları, bazı enfeksiyonlar, hastalıklar ve psikiyatrik bozukluklar, bazı ilaçların yan etkileri veya aşırı kilo gibi nedenler de aşırı terleme yapabilir, bu duruma ise sekonder hiperhidroz denilmektedir ve terlemede artış belli bir bölgeden çok vücudun genelinde görülür. Bu durumda, altta yatan sorunun tedavisi gereklidir. Tedavi seçeneklerine başvurmadan önce, sorunun nedeninin araştırılması ve tedavinin buna göre düzenlenmesi gerekir.

27/7/2007

SULAR KESİLİRSE SALGIN HASTALIKLAR BAŞLAR


Sağlık Bakanlığı, su kesintilerine gidilmesi durumunda, yeterli su sağlanamaması ve hava sıcaklıklarının artmasıyla, ishal, dizanteri, kolera, tifo, para tifo, bağırsak parazitleri gibi su ile bulaşan pek çok hastalığın görülme sıklığında artış olabileceğini duyurdu.

Sağlık Bakanlığının resmi internet sitesi "www.saglik.gov.tr" adresinde Beslenme ve Fiziksel Aktiviteler Daire Başkanlığı'nın "Su Kesintisi ve Sağlık" başlıklı açıklamasında, günümüzde dünya üzerindeki su kaynaklarının hissedilir derecede azalması ve küresel ısınmadan kaynaklanan kuraklığın getirdiği su sıkıntısının, kişisel ve çevresel temizliğin sürdürülmesini güçleştirdiği, bazı enfeksiyon hastalıklarının
oluşmasına zemin hazırladığı belirtiliyor.


Su kesintileri nedeniyle yeterli su sağlanamaması ve hava sıcaklıklarının artmasıyla çeşitli mikroorganizmaların üremelerinin hızlanması ve hijyen kurallarına uyulmaması ile başta enfeksiyöz ishaller, dizanteri, kolera, tifo, para tifo, bağırsak parazitleri gibi
su ile bulaşan pek çok hastalığın görülme sıklığında artış olabileceğinin vurgulandığı açıklamada, şunlar kaydediliyor: "Su sıkıntısı nedeniyle vücudun, yiyecek maddelerinin ve giysilerin yeterince temizlenememesi de hastalıkların yayılma ihtimalini arttırabilmektedir. Özellikle yaz mevsiminde sıklığı artan ishaller, suyun hijyenik olmayan kaynaklardan temin edilmesi sonucu ortaya çıkan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Kitle iletişim araçları ile susuzluk sıkıntısı yaşanacağı açıklandıkça, insanlar evlerine ve iş yerlerine su depoları yaptırmakta, evde çeşitli kaplar içinde su biriktirmeye başlamaktadırlar. Ancak, suların depolanmasında ve depo veya çeşitli
kaplarda bekletilen suların kullanılmasında hijyen kurallarının uygulanması gerekmektedir. Yeterli miktarda güvenli su temini başta suyla bulaşan hastalıklar olmak üzere genel sağlığın korunması için son derece önemlidir."

SAĞLIKLI VE GÜVENLİ SU NEDİR?
Güvenli suyun, zararlı bakteriler, zehirli materyaller ve kimyasalları içermeyen su olarak tanımlandığı açıklama, şunlar kaydedildi: "Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış ticari amaçla satılan kaynak suları, içme suları ve doğal mineralli sular, üretim aşamaları kontrol altına alınmış ve Sağlık Bakanlığının denetiminde olan güvenli sulardır.


Şehir şebeke suları da belediyeler ve Sağlık Bakanlığınca rutin olarak kontrol edilmektedir. Şebeke suları uygun dezenfeksiyon yöntemleri ile klor ve klorlu bileşikler kullanılarak dezenfekte edilmekte, su ile bulaşan hastalıkların oluşmasına yol açan mikroorganizmalar varsa bertaraf edilmektedir."

SU KESİNTİSİ DURUMUNDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Açıklamada, su kesintisi yaşanması durumunda dikkat edilecek hususlar şöyle sıralandı: "Şebeke dışında güvenli olmayan bir kaynaktan temin edilip, içmek veya yemek yapmak amacıyla depolanacak sular mutlaka 10 dakika kaynatıldıktan sonra üzeri kapalı bir şekilde saklanmalıdır.

Suyun saklandığı kaplar temiz olmalı, su dolu plastik kaplar güneşte bekletilmemelidir.

Okul ve iş yeri gibi büyük yerlerdeki su depoları belirli aralıklarla mutlaka dezenfekte edilmelidir.

Söz konusu depolar ayda en az 1 kez, su kesintisinin sık olduğu bölgelerde ise en az 15 günde 1 kez temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.


Depo suları, sadece su kesintisi olduğunda değil, bir devirdaim sistemi vasıtasıyla sürekli kullanılmalı ve bu sayede depodaki suyun tazelenmesi sağlanmalıdır.

Şebeke suyu bulunmayan bölgelerde tüketilecek içme ve kullanma suları mutlaka klorlanmalı, dezenfeksiyon için damlalıklı klor solüsyonu veya klor tabletleri kullanılmalıdır.

Şebeke suyunun kullanılamadığı durumlarda içme suyu olarak Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış ambalajlı sular kullanılmalıdır.


Su kesintisinin ardından şebekeye verilen su berraklaşıncaya kadar musluktan akıtılmalı ve daha sonra kullanılmalıdır."


Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı