HABER

İNTERNET

KADIN

MAGAZİN

MİZAH

MÜZİK

OTOMOBİL

BLOG DERGİSİ

EĞİTİM

EKONOMİ

SİNEMA

SPOR

TEKNOLOJİ

VİDEO

YAŞAM


11/9/2007

Otlu ayran yeni moda!

Bodrum Türkbükü`nde Mojito, Frozen ve viski gibi alkollü içecekler out, ayran in.

Yalnız bu ayran bizim bildiğimiz ayranlara pek benzemiyor. Bu ayran `Otlu Ayran`! Nane, maydanoz, kereviz ve yoğurtla yapılan bu çok özel ayran, hazmı kolaylaştırıyor... Ferahlık hissi veren `Otlu Ayran`ın bardağı da 5 YTL.

31/7/2007

Hangi Kadınlar Daha Kolay Aldatılır?

Reha Muhtar kadın erkek ilişkilerinde modern kadının atladığı ve yanıldığı yeri yazdı

Hangi erkek ve kadınlar daha kolay aldatılır?

Yaşamını kadın hakları için mücadeleye ayıran sarı saçlı, albenili, 48 yaşında, çekici ve güzel bir kadın Vildan Hanım...

Kadıköy Maarif Koleji’nin arkasından Hukuk Fakültesi’ni bitirmiş ve hukukçu olmuş...

Hukukçu olan kocası da genç, çok yakışıklı ve kültürlüymüş, evlenip Gaziantep’e gitmiş...

Vildan Hanım’ın Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan dramı sonra ortaya çıkıyor...

Evliliğinin 3. yılında kocası bir başka kadınla imam nikahı kıyıyor, daha da kötüsü yıllarca Vildan Hanım’ı değil imam nikahlı ikinci eşini “gerçek bir kadın olarak görüyor...”

“Çünkü” diyor, “Ona aldığım her hediyeden büyük küçük demeden mutlu oluyordu ve bana erkek olduğumu hissettiriyordu... Oysa sen arabanı değiştirdiğimde bile bana sadece ‘sağol’ demekle yetindin...”


***

Babasının ve annesinin gururu Vildan Hanım, gayet cerbezeli bir hukukçu olarak tüm ülkede aktif bir kadın hakları savunucusuyken, hukukçu olarak bu mücadeleyi verirken, kocası “kendisine erkekliğini hissettirecek kadını çok daha az eğitim almış bir geyşa ruhlu kadında” aradı yıllarca...

Ne hazin bir öykü ya da kocanın suçlanabileceği ne örnek bir hikaye gibi görünüyor, oysa çok daha karmaşık...

Yıllar önce Tokya’da “Uzakdoğu Kültürü” üzerine almakta olduğum birkaç aylık eğitimin derslerinden birinin konu başlığı “Geyşa kültürü”ydü...

Başlığın provokatifliği, Batı Avrupa’dan ve Ortadoğu’dan gelen meslektaşlarımı heyecanlandırmış ve yüzlerinde “Sırıtkan bir ifade” belirmişti...

Geyşa kültürü denince, “Kerhane kültüründen söz edilecek” zannediyorlardı...

Oysa eğitmen gayet ciddiydi; “Geyşalar Japon toplumunda psikiyatr görevi görürler...Tabii erkekler üzerinde... Birçok Japon erkeği, haftada 1 ya da 2 akşam üstü işinden çıkıp Geyşahouse’lara gider... Orada sakisi, mezeleri ve Geyşa’nın sohbetini bulacaktır... Uzun yıllar içinde iyi eğitim alan Geyşalar bu seanslarda fazla konuşmazlar, daha çok dinlemeye özen gösterirler... Anlayışlı ve sevecen davranarak ağır iş temposunun ve rekabetin içinden gelen erkeği rahatlatırlar... Müşteri rahatladıktan sonra evinin yolunu tutar ve gerçek bir Geyşa’nın işi biter... Cinsel ilişki zorunlu değildir... Ancak Geyşa o kişiyi beğenir ve ilişkiye girmek isterse kendi bileceği iştir, ona kimse karışmaz...”


***

Vildan Hanım, nereden bilsin ki güzel olmak, akıllı olmak, çekici olmak, aktif bir iş kadını olmak, “babasının ve annesinin iyi okullarda okutularak özenle yetiştirilmiş prenses” kızları için, mükemmel bir tablodur ama, o tablo eşler ya da erkek arkadaşlar için hiç bir zaman çok güzel değildir...

Erkek kendi ruhunu okşayacak kadına “kadınım” diyecektir...

Babasının prensesi kızlar, babalarının idolleridirler...

O idol çok iyi yetişmiş, akıllı, bilgili, kültürlü, güzel ve bakımlı bir genç kız idolüdür...

Ve o genç kız babasının biricik kızıdır...

Annesinin özenle yetiştirdiği prensestir...

Zavallı Vildan Hanım kendisi, öyle bir kadın olduğu için kocasından takdir beklediğini söylüyor...

Oysa kocası kendisini erkek olarak hissettirecek, onu takdir edecek bir kadını arzuluyor...

Herkes başka yerlerden karşısındakinin alkışını arıyor...

Ne hazin kimsenin kimseyi alkışlayacak hali yok...

Herkes kendi alkışının peşinde...

Onun dramını anlıyorum...

Bilmiyor ki Vildan Hanım aslında en kolay aldatılan erkek ve kadınlar güçlü, karizmatik ya da çok güzel olanlardır...

Karşı tarafta ilk günden itibaren ağır kompleks yaparlar...

O kompleksi tatmin, ancak karşındakini aldatmayla mümkündür...

Habire aldatarak rahatlarlar ve yıkık egolarını doyururlar...

Çözüme gelince; bu uzun bir konudur ve biraz daha işlenmeye muhtaçtır...

O zamana kadar Vildan Hanım’a bir ipucu vereyim...

Babasının prensesi kızlar, hayatta kolay kolay mutlu olamazlar...

Onlar hep alkışa alışmışlardır...

Kendi ayaklarının üzerinde durarak aldıkları alkışa...

Oysa yanı başlarındaki erkekler, onlara kendi erkeklerini hissettirecek kadınlar aramaktadırlar...

Alkışlanmayı bekleyen prenses kadınla, kadın tarafından erkekliği yüceltilerek pohpohlanmak isteyen erkek...

Çoğu zaman uzlaşmaz bir durumdur...

Yatağa kadar sirayet eder!..

Durum uzlaşmaz bir çelişki arzeder...
<****** type="text/**********"> var tmp; tmp = document.getElementById("news_content").getElementsByTagName("a"); for(i=0; i

Kaynak : Reha Muhtar / Vatan

30/7/2007

Evli ama bekar!

Evleri bir, hatta bazen yatakları da. Ama yaşamları ve tercihleri bambaşka. Onlar evli ama bekar! Yeni Aktüel'in ortaya çıkardığı bu yeni ilişki tipi, ailelerinin gözünde evli olup özgürlük isteyenlerin tercihi..
Son ilişki trendi olan naylon evlilik, artık birçok çiftin tercihi... Bazısı mecburiyetten boşanmıyor ve aynı evde ilişkilerini sürdürüyor, bazısı ise ailesine ve çevresine karşı kamuflaj için bu yolu seçiyor... Örnek mi?... 15 yıllık evli ama son dört yıldır evli ama bekar' yaşayan 35 yaşındaki pazarlama müdürü Billur K.'nın evliliğinin beşinci yılına kadar her şey güzeldir. Ama o yıllar sonra kişiliğinin evliliğe uygun olmadığını düşünür. İlişkiye renk gelsin diye köpek alırlar ama birbirlerine değil köpeğe bağlanırlar. Dört yıl daha geçer; artık aşk dostluğa dönüşmüştür.

KABULLENMİŞLER!

Bir gün resim kursunda bir ressamla tanışır Billur K. İlk kez aşık olduğunu fark eder. Sevgilisi boşanmasını ister. Ailesinin bunu kaldıramayacağını anlatır ve onu ikna eder. Zaten sonradan eşinin vereceği tepki, onları rahatlatır: "Sevgilimden bahsetmedim ama boşanma konusunda ısrar ettim. Boşanmadan böyle yaşayabileceğimizi söyledi." Bir süre sonra işinden ayrılıp bir de üzerine kayınvalidesi kalp krizi geçirince, onların evine taşınılır... "Ara sıra eşimin de flörtleri oldu. Birkaç kez boşanmayı planladık ama ailelere acı yaşatmak istemiyorduk." Billur K. hâlâ eşinin ailesiyle yaşıyor. Eve misafir geldiğinde mecburen eşiyle aynı yatakta yatıyor. Birbirlerinden nefret de etmiyorlar, birarada yaşamak onlar için çekilmez de değil...

27/7/2007

GÜMÜŞLÜK KLASİK MÜZİK FESTİVALİ



Gümüşlük Klasik Müzik Festivali dördüncü yaşında. Bodrum Antik Tiyatro'daki Gülsin Onay Konseri ile Eklisia’daki konser ve etkinliklerde sanatseverlerle buluşuyor.

Bu yıl dördüncüsü gerçekleşen Gümüşlük Klasik Müzik Festivali, konser mekanlarını Gümüşlük’teki Eski Kilise - Eklisia’nın da dışına taşıyarak daha geniş sanat buluşmalarına imza atıyor.

6 Ağustos 2007 tarihinde Bodrum Antik Tiyatro’da gerçekleşecek konserde, Işın Metin’in şefliğinde sahne alacak Dünya Gençlik Orkestrası ünlü piyanistimiz Gülsin Onay’a eşlik edecek.

Gülsin Onay festivalde, aynı zamanda bu yıl 100. doğum yılını kutladığımız değerli bestecimiz Ahmed Adnan Saygun’la ilgili, 7 Ağustos Salı günü Eklisia’da bir seminer de verecek.

Gümüşlük Klasik Müzik Festivali’nin 2 Ağustos 2007 Çarşamba günü Eklisia’da gerçekleşecek açılış etkinliğinde, 1996 Uluslararası Leeds Piyano yarışmasında bütün ödülleri toplayan çıkışından beri bütün dünyanın ilgiyle takip ettiği Rus piyanist Ilya Itin sahne alacak.

Festival’in 3 Ağustos 2007 Cuma günü Hawthorn Karaca Otel’de gerçekleşecek ikinci konserinin konuğu, Almanya’dan Alma Yaylı Çalgılar Dörtlüsü olacak.

4 Ağustos 2007 tarihinde Eklisia’nın konukları, İsrailli viyola sanatçısı Guy Ben-Ziony ve İngiliz piyanist Christopher Stokes olacak.

7 Ağustos Salı günü Eklisia’da sahne alacak olan Hırvat piyanist Kemal Gekic, klasik müzik dünyasında “gözüpek, kışkırtıcı, heyecan verici ve duyarlı” bir sanatçı olarak tanımlanıyor.

Gümüşlük Klasik Müzik Festivali’nde Eklisia’da, 10 Ağustos Cuma günü, dedesi David ve babası Igor’dan sonra büyük keman virtüözleri ailesinin üçüncü kuşağını temsil eden Rus kemancı Valery Oistrakh, Türk piyanist Eren Levendoğlu ile birlikte sahne alacak.

Festivalde ayrıca, 14 Ağustos 2007 tarihinde İtalyan piyanist Francesco Libetta ve 16 Ağustos tarihinde Ege Trio konserleri de gerçekleşecek.

Uluslararası sanatçıların konserleri dışında bir Yaz Müzik Okulu da kuran Gümüşlük Klasik Müzik Festivali, bu Okul’un konserlerine de festival boyunca yer veriyor.

ILYA ITIN (Rusya) – piyano (Festival Açılış Kokteyli ile)
Rus piyanist Ilya Itin’in 1996 yılında görülmemiş bir şekilde bütün büyük ödülleri kazandığı Uluslararası Leeds Piyano yarışmasındaki performansı, Sir Simon Rattle’ın Avrupa veda turnesinde kendisini solist olarak davet etmesine neden olmuştur.

Itin geçtiğimiz konser sezonlarında Bach’tan Messiaen’e uzanan geniş resital ve konçerto repertuarıyla Londra Filarmoni, Prag Senfoni, St. Petersburg Filarmoni, Berlin Radyo Senfoni, Washington Ulusal Senfoni ve Tokyo Senfoni gibi önemli orkestralar eşliğinde Avrupa, Amerika ve Asya’da konserler vermiştir. Birlikte sahne aldığı şefler arasında Atherton, Hickox, Jarvi, Kreizberg, Maksimiuk, Pletnev ve Tovey sayılabilir. Önemli festivallerin konuğu olan, konserleri sık sık radyo ve televizyonlarda yayınlanan Itin bu konser sezonunda Miami Piano Festivalinde ile Lecce Festivalinde sahne alacak ve Rachmaninov’un eserlerini içeren kayıtlar gerçekleştirecektir.

Tarih: 2 Ağustos 2007 Perşembe
Yer: Eklisia, Gümüşlük
Saat: 21:15

ALMA YAYLI ÇALGILAR DÖRTLÜSÜ (Almanya)
Fabian Kircher, keman / Andreas Greuer, keman / Martin Borner, viyola / Markus Beul, viyolonsel...

Her biri Almanya’nın önemli orkestralarında görevli olan Alma’nın üyeleri, oda müziğine duydukları özel ilgi nedeniyle 1999 yılında bu yaylı çalgılar dörtlüsünü kurmuşlardır. Fabian Kircher, Niederrheinische Sinfoniker’in başkemancısı; Martin Borner ise birinci viyolacısıdır. Andreas Greuer, Dortmund Philharmonic’in üyesi ve Markus Beul ise aynı orkestranın solist viyolonselcisidir.
Almanya’da düzenli olarak konserler veren dörtlü Amadeus Kuartet, Alban Berg Kuartet, Walter Levine ve Franz Beyer gibi önemli topluluk ve sanatçılarla da işbirliği yapmıştır.

Tarih: 3 Ağustos 2007 Cuma
Yer: Hawthorn Karaca Otel, Turgutreis
Saat: 21:15

GUY BEN-ZIONY (İsrail – Camerata Nordica, İsveç) – viyola
CHRISTOPHER STOKES (İngiltere) - piyano
Guy Ben-Ziony dört yaşında başladığı müzik eğitimini, Frankfurt’ta Profesör Tabea Zimmermann ve Leipzig’de Tatiana Masurenko ile tamamlamıştır. Halen İsveç Camerata Nordica ve Tel-Aviv Soloists Oda Müziği Topluluklarının baş viyolacısı olan Ben-Ziony, aynı zamanda Gidon Kremer’in yönetiminde çalışan Kremerata Baltica’nın da konuk baş viyolacısıdır. Sanatçı solist olarak İsrail’de pek çok orkestra ile konserler vermiştir.

Aranılan bir oda müziği sanatçısı olarak dünyanın başlıca oda müziği festivallerine konuk olan Ben-Ziony, Nisan ayında da Camerata Nordica ile Zagreb Müzik Bienali’nde sahne alacaktır.

Tarih: 4 Ağustos 2007 Cumartesi
Yer: Eklisia, Gümüşlük
Saat: 21:15

GÜLSİN ONAY (Türkiye) - piyano
DÜNYA GENÇLİK ORKESTRASI  / IŞIN METİN (Türkiye) – şef Gülsin Onay (Türkiye)

Devlet Sanatçısı Gülsin Onay Venezüella’dan Çin’e, konser verdiği 5 kıta 56 ülkede, “sınırsız enerji ve hem zeki hem de duyarlı bir yorum gücü ile donatılmış olağandışı bir piyanist” olarak müzik eleştirmenleri ve dinleyicilerin beğenisiyle karşılanmaktadır. Hocası Saygun’un en güçlü yorumcusu kabul edilen; Rachmaninov icraları tüm dünyada büyük övgüler alan Onay, ayrıca Chopin yorumları nedeniyle Polonya Devleti tarafından Üstün Hizmet Nişanı ile onurlandırmıştır.

Bugüne kadar dünyanın önde gelen şefleri ve orkestraları eşliğinde konserler vermiş olan Onay, 2007 sezonunda da şef Vladimir Askenazy yönetimindeki İzlanda ve Bilkent Senfoni Orkestraları eşliğinde Schumann’ın Piyano Konçertosunu ve Rachmaninov’un 3. Piyano Konçertosunu seslendirecektir. Sanatçı, sayısı yılda 60’a varan konserlerinin yanı sıra pek çok festivalde sahne almakta ve uluslararası piyano yarışmalarında jüri üyeliği yapmaktadır. Ayrıca Gümüşlük Klasik Müzik Festivali ve Eklisia Yaz Müzik Okulunun sanat danışmanıdır.

Dünya Gençlik Orkestrası
MusicaEuropa 2001 yılında uluslararası önem taşıyan bir projeye imza attı: World Youth Orchestra, beş kıtadaki akademi, konservatuvar ve universitelerin en iyi öğrencilerinden oluşan bir takım. Bu İtalyan projesinin amacı, farklı kültürler ve etnik yapılar arasında müziğin evrensel dilini kullanarak güçlü bir etkileşim sağlamaktır. Orkestra 2002 yılında Roma Campidoglio Meydanı'nda UNICEF Goodwill Ambassador ünvanına layık görüldü ve dünyaca ünlü sanatçıların katılımı ile gerek ulusal gerek uluslararası olsun bir çok etkinlik gerçekleştirdi.

Işın Metin
Işın Metin, 1987 yılında başladığı Bilkent Üniversitesi, Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’nde Wojciech Szalinski ve Bujor Hoinic ile koro ve orkestra şefliği, İstemihan Taviloğlu, Sami Hatipoğlu ile kompozisyon çalışmaları yaptı; Arif Melikov’un derslerine katıldı. Lisans (1994), Yüksek Lisans (1996) ve Sanatta Yeterlik (2001) diplomalarını “Yüksek Şeref” dereceleri ile tamamladı. Aralarında iki senfoni, senfonik bölüm, keman konçertosu, skeçler, yaylı dördüller, koro ve yaylı sazlar için müzik, minyatürler ve piyano defterleri bulunan eserleri yayımlanmıştır.“Sevda Cenap And” Müzik Vakfı Gümüş Madalyası ve Mersin Uluslararası Müzik Festivali “Hanri Atat” ödülü olmak üzere çeşitli takdir ödülleri bulunmaktadır. Bilkent Gençlik Korosu, Bilkent Gençlik Senfoni Orkestrası başta olmak üzere yurtiçinde ve orta Avrupa’da çeşitli sanat topluluklarını yönetmiş olan Metin, Bilkent Üniversitesi Müzik Bölümü’nde kompozisyon ve şeflik sanat dalı öğretim üyesi ve Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Dekan Vekili ve Bilkent Senfoni Orkestrası Sanat Yönetmenidir.

Tarih: 6 Ağustos 2007 Pazartesi
Yer: Bodrum Antik Tiyatro
Saat: 21:15

AHMED ADNAN SAYGUN SEMİNERİ – GÜLSİN ONAY

Tarih: 7 Ağustos 2007 Salı
Yer: Eklisia, Gümüşlük
Saat: 21:15

KEMAL GEKİC (Hırvatistan) - piyano
“Gözüpek, kışkırtıcı, heyecan verici, duyarlı” gibi kelimelerle tanımlanan Kemal Gekic’in kendine has yorumu, sıra dışı konserleri tüm dünyada büyük yankı uyandırmaktadır.

Gekic yüksek lisansını tamamladığı 1985 yılında Varşova’daki Chopin Yarışması’na katılmış; hem müzik otoritelerinin hem de dinleyicilerin dikkatini çekerek pek çok konser ve turne teklifi almaya başlamıştır. 1990’ların başında ise etkinliklerini büyük ölçüde azaltarak sanatını mükemmelleştirmeye yönelik bir çalışma dönemine girmiştir. Liszt’in Transandantal Etütleri’nin tamamını kaydettiği set, bu döneminin ilk meyvesidir. Ardından çeşitli ödüller de kazanan başka albümleri yayınlanan Gekic, Amerika’dan Asya’ya yoğun konser trafiğini sürdürmektedir.

Tarih: 7 Ağustos 2007 Salı
Yer: Eklisia, Gümüşlük
Saat: 21:15

VALERY OISTRAKH (Rusya) – keman
EREN LEVENDOĞLU (İngiltere-Türkiye) – piyano
Valery Oistrakh

Moskova’da ünlü Oistrakh ailesine doğan Valery Oistrakh dedesi David ve babası Igor’dan sonra büyük keman virtüözleri ailesinin üçüncü kuşağını temsil etmektedir.
Hem kemancı hem de viyolacı olarak Moskova Filarmoni, Berlin Senfoni, Londra Senfoni, Orchestre Colonne de Paris, Orchestra Santa Cecilia di Roma, Toronto Senfoni ve Sydney Senfoni gibi dünyanın önde gelen orkestraları eşliğinde konserler vermiştir. Aynı zamanda güçlü bir oda müziği sanatçısı olan Oistrakh, Yehudi Menuhin, Jorg Demus gibi önemli müzisyenlerle ve Amadeus Yaylı Çalgılar Dörtlüsüyle birlikte sahne almıştır. Sanatçı yoğun konser trafiğinin yanı sıra Brüksel Kraliyet Konservatuvarı’nda profesör ve Salzburg’daki “Mozarteum”da konuk profesör olarak görev yapmaktadır.

Eren Levendoğlu
Eren Levendoğlu piyano ve keman ile başladığı müzik eğitimine, piyano ile önce Cape Town Müzik Üniversitesinde devam etmiş ve ardından Guildhall Müzik ve Drama Okulundan mezun olmuştur.
2003 yılında Türkiye’ye yerleşen Levendoğlu, Gümüşlük Klasik Müzik Festivali ve Eklisia Yaz Müzik Okulunun sanat yönetmenidir.

Tarih: 10 Ağustos 2007 Cuma
Yer: Eklisia, Gümüşlük
Saat: 21:15

FRANCESCO LIBETTA (İtalya) - piyano
Piyano için yazılmış en zor eserlerden biri sayılan Godowsky’nin Chopin’in Etütleri üzerine 53 Çalışmasını yorumu “büyüleyici” olarak değerlendirilen Libetta günümüzün en yetenekli genç virtüözlerinden kabul edilmektedir. Sanatçı çeşitli bestecilerin eserlerinin İtalya ve dünya prömiyerlerini de gerçekleştirmiştir.
1968 doğumlu Francesco Libetta, Salento’da başladığı piyano eğitiminin ardından Paris’te bestecilik ve orkestrasyon çalışmıştır. Avrupa, Amerika ve Japonya’da verdiği konserler büyük beğeni ile karşılanmış ve yorumculuğunda “aristokrat bir serbestlik” bulunduğu çeşitli eleştirmenlerce ifade edilmiştir. Şeflik de yapan ve beste çalışmalarına da devam eden Libetta, ayrıca otantik çalgılarda resitaller vermektedir.

Tarih: 14 Ağustos 2007 Salı
Yer: Eklisia, Gümüşlük
Saat: 21:15

EGE TRİO (Türkiye)
Trio 1998’de İzmir’de kuruldu. Grubun ilk adı ‘Trio Mezzo’ idi.Türkiye ve yurtdışında birçok konser veren grup, viyolonsel sanatçısı Fulya Ergüden’in gruba katılmasıyla ismini ‘Trio Aegean’ olarak değiştirdi. Trio Aegean özellikle Türk bestecilerinin eserlerini konser programlarına almakta ve triolar için bestelenmiş bütün eserleri Türkiye’de ve Avrupa’nın önemli merkezlerinde seslendirmektedir.

Tarih: 16 Ağustos 2007 Perşembe
Yer: Eklisia, Gümüşlük
Saat: 21:15

EKLİSİA YAZ MÜZİK OKULU

Eklisia Yaz Müzik Okulu müzik öğrencilerini birlikte, birlikte yiyip içecekleri, müzik yapacakları ve Gümüşlük Klasik Müzik Festivalinde sahne alan dünyaca unlu sanatçılarla çalışacakları bir 23 gün sunuyor. Bu yıl 2. Düzenlenen Okul, piyano, keman, viyola ve viyolonsel çalgıları için 27 Temmuz-18 Ağustos tarihleri arasında 43 kişinin katılımıyla gerçekleştiriliyor.

Eklisia Yaz Müzik Okulu’nun çalışmalarına katılanlar Gümüşlük Festivalini izleyebildikleri gibi festival boyunca halka açık olarak düzenlenecek konserlerde yer alma olanağı da buluyor.

Eklisia Yaz Müzik Okulunda ayrıca Tobias Künhe ve Bjorn Bohlin’in yönetiminde Çello ve Obua çalgıları için ustalık sınıfları da gerçekleştiriliyor.

Tobias Kühne (Avusturya) - viyolonsel
Berlin ve Stuttgart’ta eğitim alan Almanya doğumlu çellist Tobias Künhe, André Navara, Pablo Casals ve Paul Tortelier ile çalıştı. Solist olarak özellikle Avrupa ülkelerinde pek çok konser veren ve Festival Strings Luzern’in kurucu üyesi olarak yer alan sanatçı Güney Amerika’nın ardından 1960 yılında Viyana Müzik Akademisinde profesör olarak görev yaptı. Günümüzün pek çok tanınmış çellistinin hocası olan Künhe, uluslararası müzik yarışmalarında jüri üyeliği de yapmaktadır.

Bjorn Bohlin (İsveç – Götenberg Senfoni) – obua, korangle
1975 yılında katıldığı Götenberg Senfoni Orkestrasında obua ve korangle çalan,  aynı zamanda Götenberg Üniversitesinde obua dersleri veren Bjorn Bohlin, Anders Hultqvist, Korangle ve Orkestra için bestelediği Varyasyon No.31 isimli eserini Bohlin’e ithaf etmiştir. Şef  Neeme Jarvi yönetimindeki Götenberg Senfoni eşliğinde İngiltere’de Royal Albert Hall’da da seslendirdiği Sibelius’un “Lemminkäinen” Suitinin kaydı Deutsche Grammophon etiketiyle çıkan sanatçı icracılar için nefes, rahatlama ve hareket teknikleri (chigong) üzerine de çalışmalar yapmakta ve dersler vermektedir.

Gümüşlük Festivali Eklisia Yaz Müzik Okulu Konser Programı:

5 Ağustos 2007 - Eklisia, Gümüşlük / Yaylı Çalgılar
8 Ağustos 2007 - Eklisia, Gümüşlük / Piyano
9 Ağustos 2007 - Eklisia, Gümüşlük / Ahmed Adnan Saygun Özel Konseri
11 Ağustos 2007 - Hawthorn Karaca Otel, Turgutreis / Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası Üyeleri
12 Ağustos 2007 - Eklisia, Gümüşlük / Oda Müziği Konseri
13 Ağustos 2007 - Eklisia, Gümüşlük / Piyano
15 Ağustos 2007 – Eklisia, Gümüşlük/ Yaylı Çalgılar
17 Ağustos 2007 - Eklisia, Gümüşlük / Oda Müziği Konseri

Sanat Danışmanı: Gülsin Onay
Sanat Yönetmeni: Eren Levendoğlu
Gümüşlük Kültür ve Sanat Derneği: Mesut Pekergin
Eklisia, Eski Kilise, Gümüşlük
0 252 394 40 29 /0 538 418 0373
www.eklisia.page.tl; eklisia@gmail.com

27/7/2007

SICAKTAN BUNALANLAR HAVUZLARA AKIN ETTİ



Hava sıcaklığının 40 dereceyi geçtiği Muğla, Bodrum, Fethiye ve Marmaris'te turistler ile vatandaşlar serinlemek için sahillere ve havuzlara akın ettiler.

Muğla kent merkezi ile Bodrum, Fethiye, Marmaris ve Datça ilçelerinde sıcak hava günlük yaşamı olumsuz etkiliyor.

Hava sıcaklığının Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ve belediyelere ait termometrelerde 40 ile 43 derece arasında ölçüldüğü, Bodrum, Fethiye ve Marmaris'te turistler ile vatandaşlar serinlemek için kentte bulunan sahillere ve havuzlara akın ettiler.

Sıcaklığın termometrelerde 50 derece olarak ölçüldüğü Bodrum ve Marmaris'te, sıcaktan bunalan turistler ve vatandaşlar su hortumları ya da kovalarla taşınan buzlu sularla serinliyor.

Bazı vatandaşlar da mesire yerleri ve piknik alanlarında ağaçların gölgesinde sıcağın etkisinden korunmaya çalışıyor.

Hava sıcaklığının 43 derece olarak ölçüldüğü Fethiye ve Ortaca'da ise asfalt sıcak hava nedeniyle eridi.

Muğla, Marmaris ve Fethiye karayolunda asfaltın eridiği noktalara kara yolları ekiplerince kum dökülüyor, kullanılmaz hale gelen bölümler onarılıyor.


Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı